• BIST 106.116
  • Altın 146,769
  • Dolar 3,5271
  • Euro 4,1394
  • Ağrı 22 °C

Doğal Afetler ve Doğal Afetlerden Korunma

Doğal Afetler ve Doğal Afetlerden Korunma
Doğal Afetler ve Doğal Afetlerden Korunma Türkiye Orta Doğu, Balkanlar ve Kafkasya bölgeleri arasında çok stratejik bir konuma sahip olduğu gibi gerek jeolojik ve topografik gerekse meteorolojik koşullarının olumsuzluğu nedeniyle sık sık büyük doğal afet.

Türkiye Orta Doğu, Balkanlar ve Kafkasya bölgeleri arasında çok stratejik bir konuma sahip olduğu gibi gerek jeolojik ve topografik gerekse meteorolojik koşullarının olumsuzluğu nedeniyle sık sık büyük doğal afetlerle karşı karşıya kalarak önemli miktarda can ve mal kayıplarına uğramakta ve ekonomik ve sosyal yapımızda derin yaralar açan sorunlarla boğuşmaktadır. Hızlı nüfus artışı ve yerleşme yerlerindeki düzensiz gelişmeler doğal afet zararlarını arttırmaktadır.

Son on yılda meydana gelen doğal afet zararları 20 Milyar ABD Doları kadardır. Ülkemizde her dokuz ayda bir hasar yapıcı bir deprem ve yılda ortalama 25 önemli su baskını ve 50 heyelan olayı meydana gelmektedir. Marmara Denizinde meydana geleceği öngörülen depremin olası hasarlarının ülke ekonomisinde yaratacağı olumsuzluğu hesap etmek bile çok zordur.

Bu nedenle 1999 depremlerinden alınan dersler doğrultusunda bir doğal afet olduktan sonra yara sarma politikaları terkedilmiş ve afet zararlarını azaltma politikalarına öncelik verilmektedir. Bu kapsamda ve makro düzeyde baktığımızda öncelikli olarak yapılması gerekenin bir risk yönetimi stratejisi geliştirilmesi olduğu açıktır.

Bunun için ülke boyutunda atılması gereken temel adımlar ise:

1- Bir koordinasyon mekanizması kurulmalı.

2- Kalkınma planı ile afet yönetimi ilişkisi sağlanmalı.

3- Bilgi herkesle paylaşılmalı.

4- Eğitim ve kamu bilinci önemsenmeli.

5- Yurttaşlar sürece doğrudan katılmalıdır.

Risk Yönetimi sürecinde temel ilgi alanı olarak Riski Kontrol Mekanizması alınmalı ve bunun için:

1- Eğer risk çok yüksekse riskten uzaklaşmak yada kaçmak.

2- Eğer risk oranı düşük ise riski azaltacak çabaları uygulamak en akılcı yoldur.

Riski kontrol edemediğimiz durumlarda ise riskin finansmanına öncelik vererek riski olabildiğince toplum içinde paylaştırmak gerekir.

Daha bireysel baktığımızda yapacağımız başlıca işler :

1- Çevremizde mevcut tehlikeler nelerdir ? Araştır.

2- Bu tehlikelerin özellikleri, büyüklükleri, olma sıklığı, etkileri, önceden biline bilip bilinemeyeceği? Analiz et.

3- Bu analizler sonunda afet senaryoları kurgulanarak korunmaya yönelik önlemler alınmalı. Planla.

4- Acil durumlar için araç gereç hazırlanmalı. Hazırlan.

Kent ölçeğinde bakıldığında:

Son on yıl içinde çok şey yazıldı çizildi. Ancak ortaya çıkan temel gerçekler:

1- Bilmek ve yapmak arasında ilişki iyi kurulamıyor.

2- Sürece doğrudan katılması gereken ortaklar içsel dönüşümlerini gerçekleştirmiyorlar.

Bunun aşılabilmesi için;

1- Herkeste afet zararlarının azaltılabileceği fikri yerleştirilmeli.

2- Bilimsel bilgi ile yerel davranış arasındaki çelişme aşılmalı.

3- Herkese ulaşılmalı.

4- Çapraz ilişkiler (kamu-özel, toplum-birey) geliştirilmeli.

5- Sürekli eğitim programları uygulanmalı.

6- Planlama ve planların güncelleştirilmesi unutulmamalı.

Yine Kent bütününde bakıldığında:

1- Afet bilgilerini paylaşalım.

2-Afet duyarlılığını arttırmak için deneyimlerimizi paylaşalım, erken uyarı, tahliye için müdahale sistemleri kuralım.

3- Ailede, iş yerlerinde, kamu tesislerinde afete hazırlanma anlayışı geliştirelim.

4- Deprem sırasında ve sonrasında yapılacaklarla ilgili tatbikat ve eğitimler yapalım, acil durum yönetimi bilgilerini herkese ulaştıralım.

5- Her gün 5 dakika ayırarak aileleri, okulu hastaneleri afete hazırlayalım, afet psikolojisini öğrenelim ve öğretelim.

6- Tıbbi müdahale konusunda bilgilenelim.

7- Mahalle ölçeğinde arama-kurtarma yöntemlerini öğrenelim.

8- Yapısal olmayan önlemler (eşya güvenliği vs) konusunda çabalar sarf edelim.

9- Sürekli eğitim yapalım ve eğitim materyalleri dağıtalım. Medya olanaklarından yararlanalım.

10- Kent içi ve kentler arası tatbikatlar yapalım.

  • Yorumlar 0
UYARI: Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz.
Bu içeriğe henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Eklenenler
  • 2017 Ramazan Bayramı tatili kaç gün olacak ?18 Haziran 2017 Pazar 16:10
  • 2017'nin Hicri yılbaşı ne zaman?18 Haziran 2017 Pazar 16:02
  • İşte Çörek Otunun İnsanlara Faydaları11 Haziran 2017 Pazar 11:51
  • Çiçekli Bitkilerde Üreme, Büyüme ve Gelişme13 Mayıs 2017 Cumartesi 15:59
  • Doğal Afetler ve Doğal Afetlerden Korunma13 Mayıs 2017 Cumartesi 15:51
  • Çanakkale Savaşları13 Mayıs 2017 Cumartesi 15:42
  • Canlılarda Hücre13 Mayıs 2017 Cumartesi 15:24
  • Türkiye’nin Tanıtımı Kısaca12 Mayıs 2017 Cuma 11:20
  • Atatürk’e Kemal Adını Kim Verdi ?12 Mayıs 2017 Cuma 11:02
  • Pestisitlerin zirai mücadelede nasıl ve ne için kullanılır ?12 Mayıs 2017 Cuma 10:34
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2017 - Patnos - Patnos Haber - patnos.com | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 308 31 55 - 0472 616 31 24 Faks : info@patnos.com